 |
Broşür |
|
 |
DOSYA |
|
|
|
Sağlık Emekçileri Neden Örgütlenmek Zorunda
Sağlık Çalışanlarının Sesi / Özel Sayı / Şubat 2006
17 Şubat 2006
SAĞLIK HİZMETLERİ TİCARİLEŞİYOR
Sağlık hizmetlerinin ticarileştirilmesi demek özel sağlık kuruluşlarının giderek yaygınlaşması devlet eliyle yürütülen sağlık hizmetlerinin de ticari kuruluş mantığıyla yürütülmesi demektir. Bunun sağlık emekçileri açısından anlamı daha çok sayıda emekçinin kötü koşullarda işçi çalıştıran özel sağlık kuruluşlarında istihdam edilmesi ve kamuda çalışan sağlıkçıların da buna ayak uydurmasıdır.
DEVLET HASTANELERİ İŞLETME HALİNE GELİYOR
Kamuda çalışan sağlık emekçilerinin özele ayak uydurması demek, devlet hastanelerinin de özel işletme gibi çalışmaya başlaması demektir. Bunu nereden anlıyoruz: 1) Hastanelere devlet bütçesinden yapılan ödenek giderek azalıyor, hastaneler işletme haline geliyor. 2) Çalışanlar performansa dayalı ek ödeme adı altında prim usulü çalışmaya zorlanıyor. 3) Bakanlıktan sözleşmeli, maliyeden vizeli, döner sermayeden sözleşmeli, taşeron gibi isimler altında düşük ücretle işçi çalıştırma giderek yaygınlaşıyor ve emekçiler arasındaki yapay bölünmeler derinleştiriliyor.
TAŞERONLAŞTIRMA HEM ÖZELDE HEM KAMUDA ARTIYOR
Emekçileri bölmek, örgütsüzleştirmek ve düşük ücretle çalıştırmak için icat edilen taşeronlaştırma bütün sağlık kuruluşlarında yaygınlaşıyor. Özel olsun kamu olsun, önce temizlik- güvenlik- yemekhane gibi işleri taşerona verildi şimdilerde ise bazı servislerin başka firma eliyle yürütülmesi işi yaygınlaşmaya başlıyor. Bu durum, benzer işleri yapan emekçilerin farklı koşullarda çalışmasına neden oluyor, bu da emekçiler arasındaki birliği zedeliyor. Bunu doğal sonucu olarak örgütlenmenin önü kesiliyor, örgütsüzlük ise sömürüyü arttırıyor...
KAMU HASTANELERİNDE DEVLET MEMURLUĞU BİTİYOR
Kamuda çalışanların en büyük avantajlarından birisi ücretleri düşük olsa da iş güvenceli çalışmalarıdır. Ancak TBMM'de görüşülen bir yasal düzenleme ile sağlık emekçileri devlet memuru olmaktan çıkarılıyor. Artık sözleşmeli personel uygulaması bütün sağlık emekçileri için kaçınılmaz olacak. 1 yıl sözleşme sonunda işsiz kalma tehlikesi herkesin kapısını çalacak. İşsiz kalma tehdidi örgütsüz emekçiyi daha kötü koşullarda çalışmaya razı olmaya zorlayacak.
ÖZEL SAĞLIK KURULUŞLARI ARASINDA REKABET ARTIYOR
Devlet sağlık alanına yatırım yapmadığı gibi özel sağlık kuruluşlarını güçlendirmek için elinden geleni yapıyor. Bunun doğal sonucu olarak özel sağlık kuruluşlarının sayısı artıyor. Bu artış rekabeti körüklüyor. Rekabetin en doğal sonuçlarından birisi olan düşük fiyatla hizmet sunmanın bir numaralı mağduru emekçiler oluyor. Düşük maliyet çabası düşük ücretle işçi çalıştırmak anlamına geliyor.
GENEL SAĞLIK SİGORTASI GELİYOR
Hükümet IMF'ye Genel Sağlık Sigortası (GSS) Yasası'nı şubat ayında çıkarmak için söz verdi. GSS demek kamu hastanelerinin özel hastane gibi finanse edilmesi demek. Kamu bütçesinden devlet hastanelerine ödenek ayrılmaması demek. GSS'den hastanelere ne kadar para giderse hastanenin masraflarının (ücretler dahil) o kadar karşılanması demek. Daha şimdiden hastanelerin pek çoğunda yaşanan döner sermaye ödenmemesi halinin giderek yaygınlaşması ve kalıcılaşması demek...
SONUÇ Sağlık emekçilerinin yoksullaşmasının giderek artması demek. Sağlık hizmetlerinin ticarileşmesi emekçilerin daha yoğun sömürülmesi anlamına geliyor. Çalışırken yoksulluğun artması bir yana işsizlik tehdidi her an kapıda bekliyor olacak.
|
| ÇÖZÜM Sağlık emekçileri bu ağır koşulların altından ancak birlik olursa kalkabilir. İşçi-memur, kadrolu-taşeron-sözleşmeli ayrımını ortadan kaldırıp tek bir amaç için, sağlık emekçilerinin ve ailelerinin insanca yaşamalarını sağlama mücadelesi için ortak olarak örgütlenmek ve mücadele etmek tek çözüm yoludur. Sendika, işçilerin örgütlü birliğidir. Dev-Sağlık-İş tek tek olmaktan çıkıp birlik olmanın adıdır.
|
| |
|
| Sağlıkta Taşeron Olmaz |
 |
|
| Emek Haberleri |
 |
|
|
|
|